IRAN- ISRAİL- ABD & 7 EKİM 2023
Ortadoğu yer yüzündeki cehennem ateşi diyebileceğimiz İdeolojik ve jeopolitik bir konumdadır.
Yani hem ekonomik hem inançlar hem de siyasi olarak her zaman ateş çemberindedir.
Bu çerçevede daha önce var olan problemleri değil Filistin ve İsrail çatışmasını ele alacağız.
Bu yazıma Sorunları 1947 itibariyle anlatmak ve geçmişine inmek istemiyorum.
1947 de İngiliz mandası olan Filistin’e yerleştirilen Avrupalı Yahudileri istemeyen Arap devletleri ile Yahudiler arasındaki çatışmalar günümüze kadar geldi. 2. dünya savaşı sonrası ilk silahlı Savaş olan 6 günlük Savaşı kaybeden Araplar sadece Savaşı değil toprakta kaybetti.
Mısır Sina bölgesinde, Suriye (golan dağlık) bölgesinde Ürdün’de ölü deniz çevresinde kaybetti.
Lübnan güneyinde Şalom bölgesini kaybetti, donemin askeri operasyonlardaki lideri Ari el Şaron.
Bati ile İsrail’in uluslararası arenadaki baskıları İsrail’i meşrulaştırdı o donem ekonomik ve askeri olarak zayıf olan Araplar istediklerini alamadı.
Ve birçoğu İsrail’i tanıyarak kaybettikleri topraklarda kazandı fakat değişimler sonucu yani 1970 yılındaki orta doğudaki devrimler sonrası İran rejimi İsrail’i tanımadığını ilan etti ve sonrasındaki değişimler de dengeleri bozmaya başladı.
IRAN,
Sah 40 yıllık rejiminde donemin ve bölgenin İsrail için en büyük askeri ve ekonomik iş birliği yaptığı iki müttefikti.
Ancak 1 Şubat 1979 da Paris’ten kalkan tahrana inen uçak ve 10 milyon kişinin karşıladığı 14 yıllık sürgününün son veren Humeyni.
Bölgedeki tüm kartları değiştirdi ve İsrail ve Amerika’yı düşman olarak kabul etti.
Şİİ İslam cumhuriyetini kurdu ve sii ler için en önemli dini yer olan Kerbela için Irak’a saldırdı ve 8 yıllık İran Irak savaşını başlattı.
FKÖ ile çok güçlü ilişkiler kurdu.
Yaser Arafat’ın Humeyni için dediği sözler çok önemliydi. ARTIK TUM DENGELER TUM OYUNLAR BOZULACAK VE HİÇ BİRŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK DEDİ. Aradan 40 yıl geçti fakat dengeleri halen Amerika tasarlıyor.
Askeri gücün önemini biliyordu ve bunun için çok büyük askeri yatırımlar yaptı ve nükleer füze sistemlerine kadar ulaşırken. Legal ordusu içerisinde bir ikinci rejim ordusu kurdu.
İslam rejim muhafızları. Birçok görevleri İran’dan çok ülke dışında yapar.
ABD ve Israil İran’daki hızlı değişimi yanlış tercih ettiği kişilerle istihbarat yapıyordu ve ayaklanmayı geç fark etti ve ayaklanmanın liderini dahi geç öğrendi
400 gün rehin tutulan 55 İsrail ve ABD diplomatları uzun uğraşlar sonucu serbest kaldılar.
Lübnan ayni stratejide Hizbullah kullandı., kendi legal. Ordusuna paralel Hizbullah İran rejimi tarafından hem eğitildi hem silahlandırdı.
Hizbullah kim kurdu tartışmaları karmaşık, ama Hizbullah 1982 Ariel Sharon askeri operasyonun başındayken labnenin güneyine saldırması ile başladı ve o bölgede en büyük kıyıma uğrayan Şii bir bölgeydi hem Lübnan rejiminden baskı hem İsrail’den baskı görünce kuruldu fakat İran Irak Savaşı sonrası İran ile çok büyük bir stratejik iş birliği yaptı.
Filistin, ana merkez konusu kendi içerisinde Filistin kurtuluş örgütü kuruldu (FKO) fakat halk pek desteklemedi ve Filistin’de HAMAS kuruldu hamasin en büyük destekçileri Katar ve Iran.
Ancak FKO barış ve İsrailli tanıması İslami rejim ve örgütlerin kurulmaları ve bunların birbirini benimsememeleri sorun yarattı
Lübnan ile İsrail’in çatışmalarında Hizbullah’ı kullanarak askeri hamle yapıyor ve kendisini uluslararası arenada zor duruma koymuyor ve İsrail’i kendisine tehdit görerek devam ediyor.
Kim bu Hizbullah,
Israil’in 1982 de Lübnan güneyine saldırması ve hatta Beyrut’a kadar gitmesi daha sonra Lübnan iç savaşında harabeye donen Beyrut.
ABD ve İsrail Fransa’nın desteği ile Hristiyan bir hükümet kurmak isterken Lübnan
Tüm bu karmaşık siyasi oyunlarda İsrail sürekli kendisini tehdit altında olduğunu göstererek uluslararasındaki nefsi müdafaasını savunarak legal bir saldırı yapıyor.
Bazen şiddetin dozunu asarak yapıyor.
Gelelim günümüze Hamas katar ve İran’dan aldığı desteklerle çok güçlü bir konuma geldi. Ve artık küçük eylemlerden ziyade büyük eylemler yapıyor.
Ve bende buradayım ben masada olmam gerek diyor.
Unutmayalım Taliban’da teröristti ama şimdi Afganistan yönetimini aldı.
Arap ülkeleri değişimlerden çok büyük tecrübeler edindi ve 60 li yıllardaki fakir Arap devletleri yok kişi basına yıllık ortalama 70 bin dolar alan ülkeler. Hem askeri hem de ekonomik bir güç konumuna geldiler
Ve birçok askeri güçlerini de ülkelerinin dışında destekledikleri örgütlerle yapıyorlar.
Hamas, Hizbullah ve daha birçok İslami örgütler kullanılıyor.
Ve bu örgütler hiçbir zaman bir ülke lideri olmak istememeleri tuhaf değil mi?
İslam için savaşıyoruz diyerek Cihad kavramı altında birleşebiliyor olmaları.
Tüm bu oyunlarda ABD denge politikasını koruyabilir mi?
Evet, Amerika bir şekilde Cin ile sorunlarını çözme girişimine girecektir çünkü Cin’e Hindistan kullanarak kendi tarafına çekecektir.
Halen Ortadoğu’nun tek oyun kurucusu Amerika’dır.
Ve Amerika bu oyunları 2003’te Ortadoğu’ya girince daha net gördü ve kendisinin bilinçli bir şekilde onunu açtığı el kaideyi kullanarak hem Hamas hem Hizbullah’a olası savaşçı militanları Suriye’ye çektirmesi ile hamlesini yaptı hem Irak’ta hem Suriye’de kontrol mekanizmasını kurdu.
Ve devrim niteliğinde bir stratejiye gitti ve ben artık askerlerimi değil yerel halklarla ittifak yapacağım diyerek ilk pilot müttefiki Kürtlerle YPG ile yaptı.
Neticeler alıyor ve koordinasyonlu bir şekilde Ortadoğu’daki varlığını ebedîleştirmek istiyor.
Ve en son Çin ile kısmen destek yollarına giriyor. Ve Çin Amerikan olası iyileşmeden rahatsız olan bir Avrupa var.
Burada son durum Avrupa birliği safini Amerika ve İsrail’den yana çok erken bir karar almanın hatası ile bocalamakla kaldı.
Rusya tahriklere gelmedi safini belirlemedi, sureci takip ediyor ve oyunları biliyor.
Iran hem desteği net açık ama yine de tahriklere gelmeyerek savaştan çekiniyor, çünkü henüz Savaş yapabilecek lojistik sağlayabilecek ortamı yok.
Suriye’nin kuzeyinde ve Irak’ın kuzeyindeki Kürtler ve Amerikalıların ortaklığı rahatsızlık veriyor.
Buna rağmen su anda izliyor.
Araplar da hem İngilizlere hemze ABD ye muhtaç olduklarından savaşa pek sıcak bakmıyor.
Bati için Katar son yıllarda bölgedeki en iyi müttefik ve olmazsa olmazlardan da biri.
Türkiye ise elde ettiği kazanımları bir günde kaybedilebilir ligini dünyaya ispatladı. Acemice ve iç siyasete malzeme yaptığı dış politikasında şimdilik hiçbir masada olmamasını kabullenemiyor.
Ve gelinen son aşamada Hamas sert İsrail saldırısına ve kıs aylarındaki zorluklara dayanamayacağını gördü ve İsrail’in rehineler üzerinde yaptığı ateşkes pazarlığını kabul etti ve 27 kasımda 11 kişilik rehineleri serbest bıraktı.
Hamas ateşkesi uzatma girişimlerine girmek zorunda kaldı. Israil bu fırsatı kaçırmadı hem hamasi yok edeceğini hem de Hizbullah ama oda suistimalininim kurbanı çünkü her şiddet her zaman düşmana savaşçı kazandırır. Bu sert müdahale Filistin halkına yıkım ve acı getirirken Hamas için savaşçılar kazandırdı ve dünyanın Dört bir yanında sempatizanda kazandırdı.
Bunun örnekleri çok, birbirini tanımayan iki ayrı blok bir şekilde insan hayati için muhatap olabiliyorlar.
Bu uzun Savaş kesinlikle uzayacaktır, burada basta Arap ve Müslüman ülkelerin yani sıra Avrupa ülkelerinin bu savaşın bu noktaya varmasında suistimal yapmıştır.
Kemal Özkan.

Yorum bırakın